UÇAKLI BÜYÜK DOĞU ANADOLU TURU 5GECE 6GÜN
Fiyat Hesaplayın / Rezervasyon
Güzergah ve Tur İçerik Bilgisi ( 6 Gün )

1. Gün ( AKDAMAR ADASI – TUŞBA ANTİK KENTİ – KEDİ EVİ – AHLAT - SELÇUKLU MEZARLIĞI – NEMRUT KRATER GÖLÜ – TATVAN – BİTLİS )
Sabah 06.30 da Antalya havalimanında buluşup Check-in işlemlerimizi yaparak Sunexpres XQ7614 Kodlu 08.30 Antalya-Van uçağına binerek turumuza başlıyoruz.
Van havalimanından bizi bekleyen aracımıza binerek Meşhur Van kahvaltısı için belirlediğimiz restorana gidiyoruz ve kahvaltımızı yapıyoruz (extra). Kahvaltı sonrasında bizi bekleyen teknelerimize binerek (Fiyata Dâhil) Akdamar adasına doğru hareket ediyoruz. Ada, Gevaş ilçesinin sınırları dâhilindeki yer almaktadır. Adanın güneydoğusuna kurulmuş olan kilise, Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel'e yaptırılmıştır. Kilisenin kuzeydoğusundaki şapel 1296-1336 tarihlerinde, batısındaki jamaton 1763 tarihinde, güneyindeki çan kulesi 18. yüzyıl sonlarında ilave edilmiştir. Kuzeyindeki şapelin ise, tarihi bilinmemektedir. İlk yapıldığında saray kilisesi olan yapı, sonradan manastır kilisesine dönüştürülmüştür. 2007 yılında geçirmiş olduğu yenileme sonucunda Anıt Müze olarak hizmete girmiştir. Rehberimizden bilgi alıp fotoğraf çekimlerimizi yaptıktan sonra tekrar tekneye binip iskeleye dönüyoruz. İskelede bizi bekleyen aracımıza binerek TATVAN’ a gidiyoruz. Burada vakit müsait olursa ve resmi kurumlar izin verir ise dağa çıkabilecek daha küçük minibüsler ile Nemrut Krater gölüne çıkıyoruz.(Extra) Krater gölü ziyaretimizden sonra dağdan inip aracımıza binerek otelimize yerleşiyoruz.

2. Gün ( MURADİYE ŞELALESİ- İSHAKPAŞA SARAYI-DOĞU BEYAZIT )
Sabah otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra Bitlis’e doğru yola çıkıyoruz. Bitlis’in Van Gölü kıyısında, Nemrut ve Süphan dağları arasında naif ilçelerinden Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır. Bu tarihî belde doğal güzellikleri ve bereketli ovası nedeniyle Urartulardan Osmanlılara dek pek çok devlet ve hanedana kucak açmıştır. Bu topraklar geçmişte sinesinde barındırdığı her medeniyetten izler taşır. Öyle ki burası Selçukluların “İslam’ın Kubbesi”, Osmanlıların “Ata Şehri”, Evliya Çelebi’nin ise “Oğuz Taifesi Şehri” dediği memlekettir. Meyve bahçeleriyle bezeli ufak bir yamaç üzerine kurulu Ahlat’ ta bir taraftan Van Gölü’nün maviliğini seyrederken diğer taraftan da Türkiye’nin üçüncü büyük dağı Süphan Dağı’nın karlı zirvelerini izleyebilirsiniz. Derin tarihî hüviyeti Ahlat’ ı bir açık hava müzesine dönüştürmüş. Eski Ahlat’ ın merkezine Harabeşehir adı veriliyor. Burası başta Selçuklular olmak üzere geçmiş medeniyetlerden kalma kale, cami, köprü, hamam ve zaviye kalıntılarıyla dolu dev bir açık hava müzesi. Burada aynı zamanda dünyanın en büyük Türk-İslam açık hava mezarlığı da bulunuyor. Zamana meydan okuyan mezar taşları ve özellikle kümbet tipi mezar yapıları Ahlat’ı cazibe merkezi hâline getiriyor. Kaynaklara göre Orta Asya’dan Anadolu’ya nakledilmiş ve en güzel örneklerini Ahlat’ ta vermiş kümbetlerin 100’ü aşkın örneğini görmek mümkünmüş bir zamanlar. Fakat bunlardan 15 kadarı günümüze sağlam ulaşabilmiş. Bu rakam dahi tüm Türkiye’de bulunan kümbetlerin toplamından fazlaymış. 13. – 15. yüzyıllar arasında inşa edilen Ahlat kümbetlerinden en değerlileri ise Şeyh Necmeddin, Erzen Hatun, Usta Şagirt ve Bayındır kümbetleridir. Ahlat’ ta hayranlıkla gezdikten sonra rotamız Muradiye Şelalesi. Bölgenin en güzel şelalelerinden biri olan Muradiye Şelalesi’ni göreceğiz. Şelalede resimler çekip Çay kahve molasından sonra Doğu Beyazıta doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz üzerinde Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında cereyan eden Çaldıran savaşının yapıldığı Çaldıran Ovasını göreceğiz. Savaşın hikâyesini yerinde dinleyeceğiz. Türkiye-İran sınırı boyunca Tendürek Volkanik dağları eşliğinde Doğubayazıt’a varacağız. Yörenin ünlü İran halıları ve kilimlerinin yapıldığı atölyeyi ziyaret edeceğiz. Osmanlı devletinin doğudaki son uç beyinin yaptırdığı görkemli İshak Paşa Sarayı’nı rehberimiz eşliğinde çok detaylı gezeceğiz.Gezilerimiz sonrasında otelimize yerleşiyoruz.

3. Gün ( DOĞUBEYAZIT – ANİ HARABELERİ – FETHİYE CAMİİ – KARS – KAFKAS GECESİ )
Sabah otelimizde alacağımız erken kahvaltı Sonrasında aracımıza binerek Kars istikametine doğru yola devam ediyoruz. Yolda Tüm görkemi ile Hz. Nuh’un Tufan hikâyesinin geçtiğine inanılan Kafkas-İrani ve Anadolu toplulukları için kutsal sayılan (Aratta, Ararat, Masis, Agiri, Ağrı) dağlarını göreceğiz. Ağrı dağına karşı mola verip fotoğraflar çekiyoruz. Fotoğraf molası sonrası yola revan olup Ani harabelerine ulaşıyoruz. Ermenistan sınırımızı çizen Arpaçay’ının dibinde bulunan; Ermeni ve Selçuklu kültürüne ait anıtsal yapılarıyla ünlü kentte; Katedrali, Surp Kirkor ve Surp Pirgiç (Keveli Kilise) Kiliselerini, Menücehr Camini ve Kervansarayını geziyoruz. Sonrasında aracımıza binerek Kars’a doğru hareket ediyoruz. Kars şehir turumuzda Kars Kalesi, Taş Köprü, Alexander Nevski Kilisesi(Fethiye Cami)’nin panoramik olarak görüp Alışveriş için serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman sonrasında Otelimize gidiyoruz. Otele yerleştikten sonra Akşam Yemekli Kafkas gecesi programına katılıyoruz. (Ücrete Dâhil)

4. Gün ( KARS SARIKAMIŞ - ERZURUM – YAKUTİYE MEDRESESİ - ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE )
Sabah otelimizde kahvaltımızı yaptıktan sonra Sarıkamış’a hareket ediyoruz. Yolumuz üzerindeki Çoban dede Köprüsü`nü resimliyor ve Sarıkamış şehitler anıtını görüp Erzurum’a ulaşıyoruz. Erzurum’da Kongre Binasını, Üç Kümbetleri, Çifte Minareli ve Yakutiye Medresesini görüyoruz. Ardından Erzurum'a özgü ünlü Oltu taşının işlendiği Taş Han’ın görüyor ve alışveriş imkânı sunduktan sonra aracımıza binerek Erzincan’a doğru yola çıkıyoruz. Vakit yeterli olursa Girleyik şelalesini görüp Erzincan merkezdeki otelimize giriş yapıyoruz.

5. Gün ( ERZİNCAN– MUNZUR VADİSİ-OVACIK – MUNZUR GÖZELERİ – PERTEK – HARPUT KALESİ – ELAZIĞ )
Sabah otelden alacağımız kahvaltı sonrasında yola çıkıyoruz. Erzincan da panoramik şehir turu sonrasında Munzur vadisine ulaşıyoruz. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Tunceli sınırları içerisinde yer alan 1971 yılında milli park ilan edilmiş hektarı 42.674 olan Munzur Vadisi Milli Parkı'na geçiyoruz. Tunceli il merkezinden yaklaşık 8 kilometre sonra başlamakta ve Ovacık ilçesi ile Tunceli arasında kalan Munzur Vadisi; endemik bitki türleri, hayvan türleri ile zengin bir flora ve hayvan varlığı' ya sahiptir. Vadi içerisinde ilk olarak bölgenin önemli ziyaret noktalarından olan Ana Fatma ziyaretgâhında duruyoruz. Ardından Munzur Gözeleri' ne doğru yola çıkıyoruz. Hem gözeleri hem de Munzur Baba ziyaretgâhını da görüp Ovacık’a hareket ediyoruz. Ovacıkta Öğle yemeği molası verip Pertek’e hareket ediyoruz. Keban Baraj Gölü kenarında bulunan Pertek’te; şehir merkezinde baraj suları altında kalmaktan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Restorasyon Bölümü tarafından taşları numaralandırılmak suretiyle kurtarılan Sungur Bey Camii ve Çelebi Ağa Camilerini görüyoruz. Pertek’ten feribotumuza binerek Murat Irmağı’nın kıyısındaki bir tepenin üzerinde inşa edilen ve yine bölgenin Keban Baraj Gölü suları altında kalması sonucu bugün bir ada üzerinde yer alan Pertek Kalesi’ni seyrederek kısa süreli bir yolculuk yapıyoruz ve otelimize geçiyoruz.

6. Gün ( ELAZIĞ ALA MESCİDİ – KURŞUNLU HAMAM- ESKİ CAMİİ - DİYARBAKIR-ULU CAMİ-DÖRT AYAKLI MİNARE - DİCLE VADİSİ-ON GÖZLÜ KÖPRÜ )
Otelde alınan kahvaltı ardından Elazığ’ı gezmeye başlıyoruz. Elazığ’da Ala Mescidi, Kurşunlu Camiini ve Eski Hamamı gezdikten sonra Harput Kalesini fotoğraflayıp Diyarbakır’a doğru yola çıkıyoruz. Keçi Burcunu, Hevsel Bahçelerini, Dicle Köprüsü olarak ta bilinen 1065 tarihinde Mervaniler döneminde Ubeyd oğlu Yusuf isimli bir mimar tarafından inşa edildiği üzerindeki kitabeden anlaşılan On Gözlü Köprü’ yü panoramik olarak rehberimizin anlatımları eşliğinde görüyoruz. Ardından aracımıza binerek, sonrası Güneydoğu’nun en eski ve köklü kenti Diyarbakır'ı gezmeye başlıyoruz. Yaklaşık 2000 yıllık tarihe sahip Diyarbakır Surları’ nı ziyaret ediyoruz. Sur içinde bulunan Diyarbakır konaklarının tipik örneklerinden biri olan ve aynı zamanda ünlü yazarımız Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğup büyüdüğü konağı ziyaret ediyoruz. Edebiyat dünyamızın önemli isimlerinden 35 yaş şiiri ile tanınan, Cahit Sıtkı Tarancı’nın 4 Ekim 1910'da doğduğu ve şu anda müze olarak hizmet veren evi, aynı zamanda Diyarbakır sivil mimarisinin de en güzel örneğidir. Ardından İslam dünyasının beşinci Harem-i Şerifi kabul edilen Ulu Cami’yi ve Hasan Paşa Hanı’nı geziyoruz. Öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman sonrasında Sur içerisinde İslam tarihinin en eski camilerinden ve V. Haremi Şeriflerinden olan Diyarbakır Ulu Camii gezip, 1500 yılında Akkoyunlu beylerinden Kasım Bey tarafından inşa ettirilmiş Dört Ayaklı Minare’ yi görüyoruz. Yapım tarihi ve yaptıran uygarlığın bilinmediği, 9000 yıllık bir tarihe sahip olduğu bilinen Diyarbakır surlarının dört ana kapısından biri olan Mardin Kapı' ya ulaşıyoruz. Rehberimizin anlatımından sonra verilen serbest zamanda dileyen misafirlerimiz alışverişlerini yapıp Yöresel yemeklerden yeme imkânı buluyorlar. Serbest zaman sonrasında Diyarbakır havalimanına gidiyoruz. SUNEXPRES XQ 7713 sefer sayılı 20.20 Antalya uçuşumuzu gerçekleştirip turumuzu sonlandırıyoruz.
Dönem Fiyatları
| Tarih | İki Kişilik Odada Kişi Başı |
Tek Kişilik Odada Kişi Başı |
Üç Kişilik Odada Kişi Başı |
Çocuk |
| 27-06-2026 |
29900 ₺ | 35000 ₺ | 29900 ₺ |
0 - 2 Yaş 4875 ₺ 2 - 6 Yaş 21900 ₺ 6 - 11 Yaş 25900 ₺ |
| 0-6 yaş çocuklar için fiyat yataksızdır | ||||
Fiyata Dahil Olanlar
Gidiş Dönüş Uçak Biletleri
Otelde Alınacak 3 Akşam Yemeği
Otellerde Alınan 4 Sabah Kahvaltısı
Yemekli Kafkas gecesi
Nemrut krater gölü minibüs ücretleri
Akdamar Tekne Gezisi
3 Gece Yarım Pansiyon Konaklama
1 gece Oda Kahvaltı Konaklama
Lüx Araçlarla Ulaşım
Zorunlu Seyahat Sigortası
Profesyonel rehberlik hizmeti






